Açılış konuşması ve seçtiğim resimler aşağıda...
Sayın Petrol-İş yöneticileri,
Değerli konuklar ve sevgili meslektaşlarım,
Hepinizi Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum.

Şubemize bağlı Kırşehir –Kırıkkale illerinin enerji sorunlarını tartışıp çözüm yollarını beraber oluşturacağımız enerji forumuna hepiniz hoş geldiniz.
Bildiğiniz gibi bu forumun ana teması “Jeotermal Enerji ve Enerji Verimliliği” olarak belirlenmiştir. Odamızın yıllardır yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları üzerinde önemle durduğu tüm kamuoyu tarafından bilinmektedir. Yıllardır bu konuda araştırma yapılmasını engelleyenler “yenilenebilir” enerjiye değil, “yenilebilir” enerjiye gözlerini dikmişlerdir. Aylarca medyada yer alan “Mavi Akım Yolsuzluğu”, “I. ve II. Beyaz Enerji Operasyonu” gün yüzüne çıkan en somut yolsuzluk ve usulsüzlüklerden akla ilk gelenleridir.
Günümüzde enerji oldukça önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. Dünyanın değişik yerlerindeki kargaşanın, savaşın, akan kanın temelinde enerjiye sahip olma, enerji üretim araçlarını kontrol altına alma gayesi vardır. Gözünü kâr hırsı bürüyenler sırf bir varil fazla petrol elde etmek için onlarca insanın kanını akıtırken gözlerini kırpmamaktadırlar.

Dünyada böylesi bir vahşet insanlar tarafından maalesef kanıksanmışken ülkemizin enerji ihtiyacı da bu vahşeti yaratanların insafına bırakılmıştır. Türkiye’nin enerji ihtiyacının %45’ten fazlasının yerli olmayan bir kaynak türüne, doğalgaza endekslenmesi, yenilenebilir enerji kaynakları potansiyeli üzerinde yeterince durulmaması dışa bağımlı politikalarda ısrar edilmesinin bir sonucudur. Öyle ki jeotermal potansiyel bakımından ABD, İsveç, Çin ve İzlanda’dan sonra 5. sırada gelen ülkemizde jeotermal enerjiden elektrik üretimine uygun yirmiye yakın saha varken, Afyon’dan Yozgat’a kadar kent ısıtmacılığına elverişli 48 tane jeotermal alan varken sadece Denizli Kızıldere’de 20 MW kapasiteli bir elektrik santrali 18 MW kapasite ile kullanılmaktadır. Ve ne yazık ki ülkemizde jeotermal enerji denince toprağa sondaj atıp yeryüzüne sıcak su çıkarmak anlaşılmaktadır. Bu durum da yer altı kaynak potansiyeli açısından son derece zengin bir ülkede yaşamamıza Rusya’nın veya İran’ın doğalgaz vanalarına uzanacak ellerine pür dikkat kesilmemize neden olmaktadır.
Enerji alanındaki en önemli tehlikelerden bir diğeri de son yıllarda hız verilen ve bundan tam 29 yıl önce, tarihe 24 Ocak kararları olarak not düşülen ve aslında ülkemiz ekonomisinin neo-liberal politikalara teslim edilmesiyle başlayan özelleştirme uygulamalarıdır. Her zaman zam, kötü hizmet, kalitesiz mal, istihdam azalması, vergi kaçağı, yoksulluk ve yolsuzluklar ile kendini gösteren özelleştirmelerin yarattığı tablo ortadadır: Özelleştirmeler öncesi hazine borçları 13 milyar dolar civarındayken, bunca özelleştirmeden sonra yaklaşık 25 yıllık süre sonunda bugün hazine borçları 450 milyar dolara ulaşmıştır. 1986-2004 yılları arasında 9,504 milyar TL özelleştirme geliri elde edildiği, buna karşın 9,235 milyar TL gider oluştuğu bilgisi ÖİB web sayfasında arzı endam etmektedir. Yani 1983’te başlayan özelleştirme çalışmaları ile 21 yılda elde edilen gelir 268,9 milyon TL'dir. ÖİB yöneticilerinin ve çalışanlarının maaşlarını da hesaba katarsak özelleştirme ile kamunun elindeki tesisler verilmiş, üstüne de para harcanmıştır. Bu da yetmezmiş gibi ÖİB’nın 2009 yılı özelleştirme hedeflerinin arasında BOTAŞ, MKE, TKİ’nin yer alması hangi mantıkla bağdaşmaktadır? Peki enerji alanındaki özelleştirmelerle kimler güzelleştirilecektir?
Bu gerçekler ışığında özelleştirmelerin kimleri güzelleştirdiği, “babalar gibi satarak” halkın öz kaynaklarının kimlere peşkeş çekildiği de çok iyi bilinmektedir. Bu vesileyle bugün ÖİB önünde, 24 Ocak kararlarının yıldönümünde basın açıklaması yapan özelleştirme karşıtlarını selamlamayı bir borç biliyorum.
Değerli katılımcılar,
2008-2009 Yerel Enerji Forumları’nın üçüncüsünü düzenlediğimiz Kırşehir-Kırıkkale Yerel Enerji Forumu’nda ele alınacak olan “Jeotermal Enerji ve Enerji Verimliliği” konularının yerel forum düşüncesi çerçevesinde ele alınıp sorunlar, var olan gerçeklikler ve çözüm önerilerinin tartışılması ve forum sonunda deklare edilecek sonuç bildirgesinde tüm bunların ortaya konulması hedeflenmektedir.Forumun başarılı geçmesi dileğiyle başta Kırşehir ve Kırıkkale İl Temsilciliklerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu adına hepinize bir kez daha sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder