7 Şubat 2007 Çarşamba

EMO Ankara Şubesi’nde yaşanan işten çıkarmalar üzerine…

Malumunuz üzerine Şube Müdürümüz ve Asansör Koordinatörlüğü Teknik Büro Sorumlusu’nun iş akidleri 06.02.2007 tarihi ile feshedilmiştir. Mesnet gösterilen gerekçenin yasal mevzuatlarla ne kadar örtüştüğü yargının vereceği kararlarla nihayetlenecektir.

EMO Ankara Şubesi 18. Dönem seçimleri öncesinde “Personeli ile Barışık bir EMO” sloganıyla önce ön seçimde, sonra da Şube Genel Kurulu’nda üye iradesinin tecellisiyle yönetime gelen şimdiki Yönetim Kurulu (ŞYK) sadece olağan bir seçimi kazanmamış, son 8 yılın en çok oyunu alarak Şube’nin gençleşme sürecinde üyesinden tam destek almıştır. Öyle ki, önceki dönem başlatılan ve Oda-Üye ilişkisinin tesisinde önemli bir katkısı olan “Yaz Okulu”yla, yaklaşık 3.500 kişinin katıldığı “Kardeş Türküler” konseriyle, yine önceki dönem başlatılan “Mühendislik Geliştirme Eğitimleri”yle, 700 kişinin katılımıyla gerçekleşen, EMO ve TMMOB örgütlülüğüne sahip çıkıldığını gösteren “Geleneksel EMO Gecesi”yle, yeniden bir toparlanma sürecine giren EMO-Genç etkinlikleriyle, üyesine, mesleğine, Odasına sahip çıkan ve bu sayede (yukarıda da belirtildiği gibi) EMO ve TMMOB’nin örgütlülüğünü güçlendirmeyi hedefleyen EMO Ankara Şubesi’nin sadece nicel anlamda değil, nitel olarak da gençleştiği kanıtlanmıştır. Önceki dönemlerden devralınan birikimlerle, zaman zaman (!) demokrat mühendislerin sitesine yazı yazan bir üyemizin de belirttiği gibi “daha dün mezun olmuş” mühendisler, EMO ve TMMOB örgütlülüğünün oluşturduğu bilinçle, karar verme süreçlerine geniş bir kitlenin katılımını sadece içselleştirmeyip bunu bizzat uygulamıştır. Yoğun bir çalışma içerisinde olan komisyon faaliyetleri bunun en bariz göstergesidir. Sağda solda “Biz Şube’yi çalıştırtmadık, çalıştırtmayacağız” diye dedikodu yapan, sürekli demokrat mühendislerin web sitesinin demokratlığını sorgulayan ama ısrarla buraya yazı gönderen, yazısının demokrat mühendisler sitesinde yayımlanmasının bile Şube’nin demokratik işlevselliği içerisinde yer aldığını algılayamayan, üyenin oyuyla seçilmiş, meşru bir Yönetimi tanımadığını söyleme cesaretini kendinde bulanları ciddiye almak, kelimenin tam anlamıyla zaman kaybıdır. Asıl sorgulanması gereken, bu cesaretin nereden ve nasıl temin edildiğidir.

Şubat ayı içinde EMO’nun enerji politikalarına hizmet edecek, birikimlerini tazeleyecek İç Anadolu Enerji Forumu (İÇEF) yaklaşırken, Mart’ta “Her üyeye bir fidan, on bin fidan bir orman” sloganıyla “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür/ve bir orman gibi kardeşçesine” diyerek EMO ve TMMOB örgütlülüğünün “dünyada dikili bir ağacı” olmasını isterken, kurduğu komisyonların büyük bir çoğunluğu harıl harıl çalışırken, Odasına ve üyesine sahip çıkan, karar vermeden önce tartışan, ikna eden/olan, demokratik, özgürlükçü bir yaklaşım varken, faşist bir saldırı sonucu üyelerini “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz” pankartı altında toplayıp İstanbul’a taşırken, çalışma programında belirttiği gibi bültenini düzenli olarak çıkarırken, teknik bürosunu oluşturmuşken (ve nitelikli proje üreten her SMM bu işleyişten memnunken), EMO ajandasını zamanında üyesine (birebir iletişim kurarak) ulaştırırken, Danışma Kurulu’nu bugüne kadar bir kere bile aksatmamış ve bu kurulun (herkes tarafından kabul edilen) hantal yapısını yeniden düzenlemeyi hedeflemiş, bunun için de çalışmalarını son kerteye taşımışken EMO Ankara Şubesi neden çalıştırılmaz?

EMO Ankara Şubesi 18. Dönem Yönetim Kurulu personeliyle, üyesiyle 11 aydır barışıktır. Derdi EMO ve TMMOB örgütlülüğünün farklı algılanış biçemlerine hizmet edilmemesidir. Demokratik hiyerarşiler içinde yer alan kademeler, erk boşluğu yaratmayacak bir şekilde doldurulur. Ama unutulmaması gereken şudur ki: Atılan taş hiyerarşideki bir kademeye değil, üyemize atılmıştır. EMO Ankara Şubesi Örgütlenme Sekreteri olarak, üye ilişkisinden sorumlu bir kişi olarak, Odamız ve Şubemiz’in 2 üyesinin düşürüldüğü bu durumu (şiddetle) kabul edemiyorum. Eğer maksat EMO ve TMMOB örgütlülüğünü geliştirmek, bu bilinci sadece meslektaşlarımıza değil, memleket sathına yaymaksa, EMO Ankara Şubesi’nin çalışmaları engellenmemeli, aksine örnek alınmalıdır. Çünkü bütün faaliyetler EMO ve TMMOB adına yapılmaktadır.

“Delinmez yüreğin magması/çatlamaz sabrın kara taşı” diyor şair. Yüreğimiz sağlam, yolumuz Teoman Öztürkler’in yolu.

Ve biliyoruz ki sadece burjuva hukuku belirlemeyecek yarınları. Tarih de bir gün hesap soracak hepimizden.

Suçumuz yüreğimizse, varsın olsun; suçumuz heyecanımızsa, varsın olsun. “Kavgadan uzak kalmışsan, sevdadan da uzaksın demektir” demişse birileri, vardır bir bildiği. Sevdamız yüreğimizdedir. Gerisi ise lâf-ı güzaftır!


Ömürhan A. SOYSAL

Hiç yorum yok: